Keneyi vücuttan uzman kişiler çıkarmalı

Her kene, Kırım Kongo kanamalı ateşine neden olmuyor ancak art arda gelen ölüm haberlerinden dolayı kene kabusu devam ediyor.

Kenenin vücuttan uzman kişiler tarafından çıkarılması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, “Vücuduna kene yapışan kişi 10 gün kadar ani başlayan ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikâyetler yönünden kendisini izlemeli, bu şikâyetler varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır” dedi.

Kenelerin kan emdiğini, bakteri ve virüs gibi enfeksiyon etkenlerini taşıyabildiğini belirten Dr. Hakko, “Kene sokması sonucunda ağrı, yanma ve kaşıntı başlar. Sokulan yer şişebilir. Bazı durumlarda bulantı, kusma, yüzde şişme ve ateş olabildiği gibi bazen de herhangi bir belirtiye neden olmayabilir” diye konuştu.

Kenelerin kanla beslendikleri için hemen hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabileceğini ve bu hayvanlardan insana geçebileceğini belirten Dr. Elif Hakko, tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, kasaplar, mezbaha çalışanları, sağlık personeli, kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanların risk altında olduğunu da sözlerine ekledi.

Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan kenelerin, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabileceklerini belirten Dr. Elif Hakko, “Daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler. Keneler; kene tifüsleri, dönek humma, tularemi, bruselloz, salmonelloz, leptospiroz, veba, Lyme hastalığı, Kırım-Kongo kanamalı ateşi gibi hastalık etkenlerini taşıyabilir, her kene kırım Kongo kanamalı ateşine neden olmaz” dedi.

KKKA KIRIKLIK, ATEŞ VE HALSİZLİKLE BAŞLAR
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-7 gün sonra ortaya çıktığını hatırlatan Dr. Hakko, “Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının bozulması sonucu; yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda morluklar, burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülebilir. İyileşme, genellikle 10. günden sonra başlar, bazı vakalarda dört haftaya kadar uzayabilmektedir. Ölüm genellikle ağır seyreden hastalarda, hastalığın 2. haftasında gerçekleşmektedir. Türkiye’de ölüm oranı yüzde 5’tir. Erken tanı ve destek tedavisi ile ölüm riski azalmaktadır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, virüsü taşıyan kenelerin ısırması, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvıları ile temas sonucu ve hasta kişilerin kan ve vücut sıvıları ile temas sonucu bulaşabilmektedir. Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak hastaya verilen destek tedavisi hayati önem arzetmektedir” şeklinde konuştu.

KENEDEN NASIL KORUNMALI?
"Kişisel korunma önlemleri, kenelerle bulaşabilen hastalıklardan korunmak için her zaman uygulanması gereken hususlardır” diyen ve vücuttan uzaklaştırılan kenenin çamaşır suyu, alkol veya insektisit (böcek öldürücü) içine atılarak öldürülmesi gerektiğini belirten Dr. Elif Hakko, şunları kaydetti:

“Vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak, kolonya ve gazyagı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. İnsanların veya hayvanların kanlarına korumasız temas edilmemelidir. Kişisel korunma önlemleri, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi riski olmasa bile, kenelerle bulaşabilen diğer hastalıklardan da koruduğu unutulmamalı. Kene riski olan yerlerde bulunulduğunda, vücudu tamamen örtecek giysiler giyilmeli ve açık renkli elbiseler tercih edilmelidir. Kenelerin vücuda girebileceği açıklıkların kapatılması da önemlidir. Kırsal alanlara gidildiğinde vücudun açıkta kalan kısımlarına böcek kovucu maddelerin sürülmesi, kenelerin birkaç saat vücuda yaklaşmalarını engellemektedir. Dış elbiselere, yıkamaya da dayanıklı olan, etki süresi uzun kene öldürücü ilaçlar (insektisit) sürülmesi etkili bir korunma aracı olabilmektedir.”